Ana içeriğe atla

İnceleme "Sade ve Derin"


Bir seriye de yeniden başlıyorum ve çok uzun sürmeyecek gibi düşündüğüm bu seride, kitapları derinden inceleyip onları kağıtta bir araya getirip sorular hazırlayacağım. İlk seçtiğim ve bir çok sorum olduğunu sandığım Deep Tone'un ilk kitabıyla bu seriye ilk adımımı atmış bulunuyorum. İlk kitap sevinciyle belki bir çok farklı şeyler gördüm. Genelde hiç böyle bir kitap okumamıştım ve nedenleriyle birlikte kitap yorumumda da bunları bulabilirsiniz. Ancak uzun bir incilemeden geçip, kitabın arka kapağında yazan o delicesine okuyan karşı kişilerden biri olup ben de Deep Tone'a olan o kitabıyla ilgili sorulardan bahsedeceğim. Bakalım nasıl bir hava verecek ?


1. Sade ve Derin'in 30. sayfasında yer alan Mavi Aşk denemesi adına;

"Sanat anlam vermese belki aşkın anlamını çözmemiz zor olurdu. Romanlar dile getiremediğimiz incelikleri bize gösteriyor." 

- Bu satırı ilk okuduğumda o kadar hırçınlıkla kitaba bakıyorum ki.. Yani aslında ben bu kitaplarda sürekli yazalarlara hep soru sorup onları delirtmek istemişimdir ve bunu ilk defa dile getiriyorum, evet !

Sanat'ın anlamında içeren Aşk'dır bence. Çünkü sanata tutkuyla bağlanmamız bile aşkı ilan ederken, aşk sanata anlam verir gibi bir anlam çıkarttım ben bu satırdan. Romanlar dile getiremediğimiz incelikleri bize gösteriyor lafı çok doğru. Evet, romanlar çoğu zaman içimizden bir parça olur bizim için ancak, sanat anlam vermese demek orada sanki abes kaçmış. Şurayı kafamda şöyle düzeltmek istedim;

"Aşkın anlamını çözmek için bazen sanata tutkuyla bakmamız gerekir. Romanlara aşık olmamız ve onlarda kendimizi aramamız." daha mantıklı bir hale gelebilirdi. 

Daaaaat ! 1

2. Sade ve Derin'in 48. sayfasında yer alan Anılarımız Gerçek Midir ? denemesi adına;

"Yani anılarımız ya eksik ya da yanlıştır. Bir anımızı büyüklerimize sorduğumuzda ileride, onlar çok farklı anlatır bize. Bu nedenle, istersek anılarımızı değiştirebiliriz, üzerinde istediğimiz gibi oynayabiliriz."

- Bu konu üzerinde ne kadar çok değinmek ve anlatana kadar anlatmak istesem (?) de burada az ve öz şekilde aklımdaki fikri yansıtmaya çalışıyorum.

Şimdi, anılarımız eksik ya da yanlış olamaz. Kardeşim, yanlış kişiye değindin, hop orada dur, o benim sevgilim havası aldım. Çok komik değil mi ? Ancak burada amacım yazarı ezmek ya da onunla dalga geçmek değil. Fikirlerimi komikleştiriyorum.. Her neyse..

Aslında bir konuyu büyüklerimize sorarız, anımızı büyüklerime sorduğumda farklı bir yanıt hiçbir zaman almadım. Anılarımızı da değiştirirsek, anı kalmaz ki ortada. Yani burada düşüncesizce bir cümle yazıldığına çok eminim ki, bu çok abes bir ifade biçimi olmuş. Oyun oynuyoruz hayatımıza ? Geçmişimize ?? Kendimize oyun oynarsak, daha kimlere oyun oynarız ??

2. Daaat !!

3. Sade ve Derin'in 56. sayfasında yer alan Koku, Acı ve Enerji denemesi adına;

"Kendimi kaptırıp unutmak isteriz acımızı. Çünkü sevgiyle bağlandığımız uğraş bize kendimizi unutturur. Çoğumuz, çoğu zaman kendimizi unutmak isteriz. Öyle bir şey gelsin başımıza ki unutalım kendimizi. Bir hedef versinler bize, hayatımızı değerli kılacak bir hedef, biz de ondan başka bir şey düşünmeyelim. Hayatımız o yaptığımız şey olsun. Aşkı da bu nedenle ister insanlar; bir enerji olsun, kendimizden çıkıp gidelim, o heyecanla kaybolalım."

- Aslında bu paragrafta kendimi bulmadım değil. Hatta en sonki ben bile diğebilirim. Ama belki birascık değiştim ?

Aslında bu en sevdiğim kısım olabilir bile. Ama o kadar inceliyorum ki, artık ben kendimden çıktım.. Bu paragrafı biri bana açıklayabilir mi ? Açıklanmasa da olur..


Bilinmeyenler

1. Prequeli

2. Sequel

3. Dünyevi

Deep Tone'a sevgilerle :))


Years & Years'ın bu şarkısına taktım da, bir bakıverin yaa :)) 


Yorumlar

  1. :) hımmm bunları ben önümüzdeki günlerde yavaş yavaş yanıtlarım ayolcuum. bi satırlık cevaplar değil ki :) ama bak, dünyevi, bu dünyaya ait demek, yani dünya dışı veya ruhsal değil de bu dünyaya ait olan şey. dünyevi istekler mesela, para, iş, ev almak gibi, oluyor :) prequel ve sequel ise genelde dizilerde oluyor veya dizi kitaplarda. sequel, bir dizinin bir bölümünün devamı demek, mesela filmde de şöyle, bir filmin ikincisi çekilecekse bu çekilecek olana sequel deniyor, yani devamı. prequel ise, bir dizi veya film veya kitabın öncesini anlatıyor. bak diyelim bir film serisi izledik, yüzüklerin efendisi gibi. bu serinin başlamasından önceki hayatı anlatırsa yeni bir dördüncü film, bu dördüncü, sonradan gelmesine rağmen, ilk üç filmden daha önceki bi zamanı anlattığı için buna "prequel" deniyor. "yani "öncesi" demek. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hmm pekalaaa :)) Öğrendimo zaman :) Bak şey, ben böyle uzatmıyordum ama gerçek hayatta da tamaaaam filan diyorum :)) O güne kadar da okula alışırım :) Çol hoş geçti bu yaz ama yaa :))

      Sil
    2. eveeeet çok hoştuuuuuu bi deeee burkuuuk hihihi :) ay bak, böle sorabilirsin her zaman ki. bak bi de, ben milli eğitim bakanlığı öğretmeni değilim. yani özel öğretmenim, özel okul dersane gibi filan hani var ya amerikan kültür gibi, konyaaltındaydı galibağa antalyada sanki. yani, çevirmenlik yapıyom ama bi yandan da özel eğitim alıp dersanede ders vermeye başladım. ingilizce ama işte. bak ama okul kariyer gelecek filan her zaman sorabilirsin bana. en sevdiğim konular ki. bi deee, unutma bak arada miriba filan dersin, magazin işteeee :)))

      Sil
    3. bi deee motive olmak isteyince de unutmaaaa bana gelmeyiiii :)

      Sil
    4. Ağlatıcaksın bak şimdi, çok hassas olmaya başladım :(( Okul konusunda ve şehir konusunda korkularım var ve sanki paranoya biri oldum :( Ya gitmiyorum ki bir yere :( En sevdiğim yer burası. Ben hiç kitap yazmayacaktım ve bu yaz sürekli ağlayacaktım. Ciddiyim iyi değildim. Sürekli birileriyle küstüm barıştım ellerim titredi filan kendimde değildim ama biri sorsa harikaydı der yine ağlamaya başlarım. Gerçekten çok teşekkür ederim. Geçirdiğim en güzel yazdı :')

      Sil
    5. Ay yok iyice kötü olucam valla :( :) Ya uf bi bilemedim ben neyim nası anlatiyim ben kendimi :((

      Sil
  2. yaniiiii çok güzel yazdı çünkü çok ağladun eveeeee :) allam annatıyon zatem ki kendini kötü sanan cicişsin yaaa :) buna da ağlanır beeee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece cidden her defasında sorun çıkartmaktan başka bir şey değilim ve ciddiyim iyi biri değilim, neden kabul etmiyorsun :((

      Sil
    2. pışşııık iyi biri olmasan sana sölerdiim beee, maalesef iyisin, sen iyi olmak istemesen deeeee akıllım :)

      Sil
    3. Pekala, cevapları yakın zamanda bekliyotum :))

      Sil
  3. güzel bir eleştiri olmuş hoşuma gitti :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)) Kusura bakmayın geç cevap verdim, görememişim :)

      Sil
  4. Deep'ten görüp geldim ve bu kitabı mutlaka okumalıyıım dedim! Deeptone'u daha yakından tanımak güzel olurdu.. Eleştiriniz de çok hoş olmuş.. Hoşçakalın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep, iştee :)) Bloguna sık sık uğrarsanız, sorun yok :) Çok iyi biridir yaaa :)

      Sil
    2. nası gidiyooooooo iyileştin miiiiii kaç soru çözüyooon sınava kaç gün kaldııııı :) hiç uğramasan da ben hep gelirim ki ayoooolcuum yaaa :)

      Sil
    3. İyileşemedim ya :) Tam iki hafta kaldı baaaak :))) Kaç soru çözdüm.. Dün 170 miydi neydi, azalttım artık ama kitap okuyorum. Bugün Türkçe deneme sınavı yaptık da, 2 yanlıştan 90 oldu etütte :)) İşte, ama böyle yoklamayınca da gelmiyorsun biliyorum :)

      Sil
    4. off hadi iyileş amaa. az kaldıııı çok heycanlııı :)oh iyimiş deneme ama. gelirim yaa bütün gün okuldasın etüttesin akşam da az dinlen hadii. taam gelip sorarım kii yoklamadan daaaa :)

      Sil
    5. Ay niye geriliyorsun, normal geçiyor iştee :)) Bugün bir başım ağrıdı da, birazdan test çözücem :)) Eh yaniii, çok iyi olur :)) Unutturma kendiniii :)

      Sil
    6. bir saat dinlen bari de sonra çöz :) ay nası unutturur muyum hiç. sen yazın sınavdan çıkıncaya dek hep sorcam kiiiii nabıyon nası gidiyooo diyeeee :)

      Sil
    7. Tamam :)) Yaaaa, ben çok çabuk unutuyorum işte mesela, en son 3-4 gün boyunca sormadın.. Tamam ya, söz verme :)

      Sil
    8. ha haaaaa 3-4 gün müüüü. bugün çarşambaaaa. en son pazartesi akşamı konuştuk kiiiii heeeeey beeeee :))) son yazında yaaa sen bilmiyon işteeeee :))) ayyy sen yoksaaaa çok mu unutkansııın unutmaaaa bak sınavda hafızan sağlam olmalııııııı :))))

      Sil
    9. Ummm, çok garip ki konuları ve dersle ilgili şeyleri unutmuyorum ancak böyle şeyleri çok çabuk unutabiliyorum. Yoo, kastettiğim insanlardan soğuyorum ve dolayısıyla da onları unutuyorum ve bir bakmışsın ki pufffff :/

      Bugün Frambuazı okurken hep sayfa atladım. En az 5 tanesini ben blogundan okudum yaa :)

      Bak ama, işin falan varsa biraz ertele ama yoksa en kısa zamanda her soruma cevabımı isterim de ama sen bilirsin. Neyse ya, boşver. Ben sadece fikrimi belirttim :)

      Sil
    10. vercem cevap.

      frambuaz. blogda mı. olanaksız ki bu mümkün değil okuman. hangi yazılar meselaaa :)

      Sil
    11. Yani şöyle mesela;yazı aynı ama adı farklı..

      İlişkisizler, İkilişkiler, İlişkiler,Dekolte Hayaller, Deli İçim (bunu kesin okudum diye hatırlıyorum blogunda), Evli Bir Kadının Günlüğü, Şinkli, Kız Klanları olabilir... Yani ay niye öe ciddi yazdın korktum yaa :))

      Sil
    12. ne ciddisi yaaa güldüm ya. hiçbirini okumadın. mümkün değil diyorum ki okumuş olman. bu sölediklerini okumuş olman vallahi mümkün değil. yazı aynı ama adı farklı olamaz kii. tümünü ilk defa kitapta gördün ki vallahi bak herşeyiyle yaaa :)

      Sil
    13. Ya ama ben bak Deli İçim kesin var.. Bi bak var bence bak.. Ya ama ne gülmesi çok ciddi yaziyorsun. Peki ben bir şey demiyorum. Ya of neeysee iyi..

      Sil
    14. allam ciddi yazmıyom yeminlen yok bi tanesi bile ay ben bilmez miyim olsa sölerim ki sanaaaaa vallahi yok diyorum kiiiii. bir sözcük bile yoook vallahi diyorum kiiii :)

      Sil
    15. İyi tamam, hadi görüşürüz..

      Sil
    16. hadi sen dinlen biraz kafanı sadece testlere tak kiii üzme canını hiçbişeylereee :)

      Sil
    17. Sınavdan sonra ne olacaksam olayım da, sınav var benim. Ona çalışabilmek için uyicam. Bugün 1 buçyk saat etütte çalıştık da hocayla, notlarımı da aldım; işte biraz uyicam şimdi. Annem geri uyandırıcak, ben çalışıcam :) Dua ettttt !! :))

      Sil
  5. yaza dek hep dua etcem kiiii. iyi dileklerim hep yanında olsun. olcak ki merak etmeee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama bak bu seferki sınav Matematik :((

      Sil
    2. kim korkar hain mat'tan yaaa. parçala onuuu. o senden korksuun :)

      Sil
    3. Tabi tabiiiii, 55 aldım Deep. Allah aşkına, hiç övme tamam mı, moralim çok bozuk. Saçma sapan moralim bozuk.. Çok saçma. Çok salağım. Beyinsiz beyinsiz salakça not alıyorum. Hiçbir şeye önem vermiyorum. Bak, realist ol. Birazcık realist ol... Fenden de 91 aldım. Ve lütfen biraz yorum yazma. İyi değilim.

      Sil
    4. testlere sorulara ağırlık verdin de ondandır. ilgin sınava kaydığı için. düzeltirsin ki. olur öyle bazen yaa. sen gücünü sınava ver ki.

      Sil
    5. Moralim bozuk, galiba telefonumu vericem. Annemle konuştum da, olmicak yani.. Eve gidip ağlayasım var Türkçeci etütteki soruyor hep..

      Sil
    6. türkçeçi ile konuş biraz yaa hadiiii.

      Sil
    7. Konuştum. Yemek yiyip Matematikten biraz daha çalışmam gerek.. Yarın deneme sınavı var okulda. Ondan kendimi ölçiyim..

      Sil
  6. Hmmm bak okumuşsun sade ve derin i de çalışkan kız seni :)

    YanıtlaSil
  7. gece gelceem. gündüz temizlik yaptım. şimdi yemek yapıyooom. ben sen kafanı ders dışı konularla uğraştırma diye bekletiyodum, sen tatildeyken yapcaktım ayol. gece cevaplayım. özür dilerim. unutmam beeeen. daha yeni koymuştum ya geçenlerde bi yazıma ayoolcuum yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorun değil, gerçekten. İster yap ister yapma. İstersen yıllar sonra yap. Sorun değil.

      Sil
  8. birinci soru :)

    müzik ve sanat aşkı çok işler. çok anlatır. müzik ve sanatla, edebiyat, resim gibi, aşkın çeşitli hallerini görür anlarız. sanat yapıtları aşkı daha iyi anlamamızı sağlar. yani sanat aşkı anlamamızı sağlar.

    romanlarda kendimizi ararız romanlarla kendimizi özdeşleştiririz, doğru. ne kadar kendimizi bulursak o kadar severiz o romanı. sanatçılar, romancılar, edebiyatçılar, bizim hissettiklerimizi ama anlatamadıklarımızı bize anlatırlar. ifade edemediklerimizi. ince detayları bize gösterirler.

    bunları demek istemiştim. ama senin eleştirin ve son cümlen de doğru zaten işte. ben de bu yazıyla aşk ve sanat üzerine yazıp okuyanı da düşündürmek istedim zaten işteee.

    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman tam olduğu yerden kapmışım :)) Evet, güzel aslında :) Ama benim iki cümlem de orası için hoşmuş :)

      Sil
  9. ikinci soru :)

    şimdi şöyle, biz yaşarken yaşarız ama aradan zaman geçince, geçmişte yaşadıklarımızı o günlerde yaşadığımız gibi hatırlayamayız. beş seneki bir olayı o beş sene önce olduğu gibi hatırlayamayız. hafızamız bize oyun oynayabilir. yanlış da hatırlayabiliriz. biz kendi gözümüzden hatırlarız, kendi benliğimizden bakarız. o olayı bizimle yaşayan bir başkası ise o da kendi gözünden bakar, kendi benliğinden. ve insanoğlu, geçmişi hep kendi işine geldiği gibi hatırlıyor. hepimiz öyleyiz. çok önemli sevinçli ve üzünçlü olayları hatırlarız ama arada geçen günleri hatırlayamayız. insan beyni hafızası çok oyun oynuyor kendine. diyelim, yere düştük çocukken, biri bizi itti diye hatırlarız ama aslında ayağımız kaymıştır onu hatırlamayız.

    bir çok şeyi yanlış hatırlayabiliriz. o kadar emin olamayız. eksik de hatırlayabiliriz. bunlar hep insanlık hali. o zaman, diyelim geçmişte kötü bişi yaşadık, bunu unutabiliriz ki, onun yerine tatlı bir anı koyarız. bunu yani, olumlu anlamda kendimizi ikna etmek, kandırmak için yaparız.

    geçmişte yaşadıklarımız geçmiştedir. yaşanmış bitmiştir. bir daha yaşayamayız. şimdi yaşasak bile aynı durum olmaz. o yüzden, istersek geçmişteki olayları kendi mutluluğumuz için değiştirebiliriz. nasıl olsa geçmiş gitmiş. kendi psikolojimiz için, huzurumuz için bunu yapabiliriz. başkalarına geçmişimiz hakkında yalan söylemek için değil tabiii yaniii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aklımdaki soru işareti gitti, tamamdır :))

      Sil
  10. üçüncü soru :)

    anlamışsın ki zaten. biçok insan hayatını değersiz bulur, sıkıcı bulur o yüzden aşk ister, aşkta kaybolur insan çünkü, kendini ve hayatını unutur, hayatı daha anlamlı gibi olur sanki. ya da bir hedef, örneğin bir insana dersen, seneye yaz amerikada okula başlıyorsun, böyle bir hedef olunca o kişi gece gündüz ingilizce çalışır ve hayatı daha anlamlı gibi olur sanki. o yüzden bak sevdiği işi yapanlar çok şanslı oluyor. bir şeye bir hobiye tutkuyla sarılanlar daha keyifli yaşıyor. o yüzden filmlerde görüyoz ya mesela, bir inanç için veya vatanı için kendini feda edenler hoşumuza gidiyor. :) yani, çok kişi hayatını sıkıcı bulup bi şeylere bağlanmak istiyor. bu yüzden bak bazen insanları kandırıyorlar ya uyuşturucu ile filan, o kişiler boşlukta oldukları için. :) hocaşişkoooo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay ne bulaştırıyorsun o iletleri.. Hayatın bocası, acı sodası onlar. Cık cık cık cık..

      Aynen böyle düşünüyorum ben de, hatta çocukluk arkadaşım bende bundan şikayetçiydi. Sonra ağzımın payını da aldım zaten.. :))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Yorumu "Çıkmaz Sokak"

Kitap Fuarı'ndan aldığım kitapların hemen ertesini günü kitaplarımı okumaya başladım. Doğrusu okumadığım çok kitap artmıştı ancak çok uzun bir sürede bitirdiğim için yine kendime biraz söylensem de gerçekten güzel bir kitaptı. O zaman tümden nasıl bir yorum aldı benden, inceleyelim hadi ! :)

Çıkmaz sokaklara elveda deyin. Artık öyle bir çıkmaz sokağınız olacak ki, ruhunuz bile sokaklara elveda diyemeyecek. Belki de yeniden aşık olacaksınız bu umutlarla ve, artık bir aşkı sonlandırmanın ve yeni bir aşka başlamanın tam da bu sokaklar arası geçişte göreceğiz. Eslin'in çıkmaz sokağına hoşgeldiniz "Yiğit Kutay" ile birlikte..

Eh artık bir kitap okumamın vakti gelmiş ve çatmıştı ki bu kitap oldukça ince gözüküyor dimi ? Aslında bu kitap 622 sayfa ve oldukça büyük olan yazılarıyla da olsa uzun bir sürede bitirdim maalesef. Bazen bazı şeylerden dolayı vaktim kalmıyordu ve kitabı bitirdiğimde ilk olarak ağlayıp, sonra oh be iyi ki bitti dedim. Ancak oldukça güzel ve unutamay…

İzlediğim YouTube Kanalları

Uzun zamandır Gmail hesabımı açtığımdan sonra Blogger'ı keşfettim ve ardından blog yazmaya başladım ancak Gmail hesabımı açtıktan bir süre sonra da YouTube'a kaydoldum. Son 5 ay gibi bir zaman içerisinde o kadar aktifçe kullanmaya başladım ki artık laptop başından kalkmamamın tek sebebi video izlemek oluyor. 

Şimdi aklıma geldi de neden izlediğim kanalları paylaşarak herkese tanıtmıyorum dedim. Video izlerken dedim ben buna da başlayayım dedim. Umarım güzel bir liste oluşur ve faydalı bir post dizesi daha ortaya çıkar :))
1- İlk olarak az önce Onedio kanalından birkaç video izliyordum ve bundan başlamak istedim. Bu kanalı 2 ay önce keşfettim ve Onedio nun kendi web sitesinde 7'den 70'e harika paylaşımlar var. Bu YouTube kanalında da birçok komik dize videolar var. 
Onedio Kanalı
2- Normalde ben pek çok makyaj da yapmasam ilk makyaj videoları ile başlayıp sonradan eğlenceli videolarla konu alan Meryem Can'ı çok seviyorum. Fan değilim YouTube'da kimsenin ancak gö…

ÇEKİLİŞ VAAAR!!

Evet. Artık bunun zamanı gelmişti. Ve diğer çekilişteki gibi ödemeli düşünmüyorum. Umarım bir aksilik çıkmaz. 





Uzunca açıklama yapabileceğim kadar heyecansız değilim. Heyecanlı olduğum için pek unuttuğum şeyler de olabilir. BU BİR HIZLI ÇEKİLİŞTİR! :)) 
Öncelikle geçen seferki yaptığım çekiliş katılım şartı yüzünden 2 kişi katılmıştı. Blogum oldukça izlenmesi okunması yerlerde. Bu durum her bir yazımda etkisini bıraktı gerçekten. Ve ben de artık bu içimdeki volkanı patlatmaya karar verdim. Yarın için işim var dışarıda ve ben de aslında ya yarın ya da 4 Kasım'a kadar olacak çekilişi başlatıyorum. 
Katılım şarkı katıldım yazıp blogumu izlenmeye almak. Sadece bu. 2 kazananlı bir çekiliştir. Geri dönüş yapılmazsa bir diğer talihli kişiye aktarılır haberiniz olsun. Defterleri ben kendim yaptım. Belki beğenmeyeceksiniz ancak böyle maalesef :( İki kazanan da 2 renkli kalem, 1 siyah tükenmez kalem ve bir adet kırmızı kalem kazanacaktır. İki kazanana da sunduğum kitapları okumadım. Okuyam…

İzleyiciler